BAKAN PAKDEMİRLİ YÖK'TE AKADEMİSYENLERLE BULUŞTU

 

28 Kasım 2018 / Ankara

 

 

Türk yükseköğretim sisteminde mevcut olan sorunlar, bu sorunların çözümünde katkı sunabilecek ilgili kurumların değerli yöneticileriyle, YÖK'te düzenlenen toplantılarda görüşülmeye devam ediliyor.

 

Bu kapsamda Tarım ve Orman Bakanı Sayın Dr. Bekir Pakdemirli, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığında Tarım-Sanayi-ARGE entegrasyonunu görüşülmesi amacıyla düzenlenen toplantı ile ziraat, orman, veterinerlik ve su ürünleri fakültelerinin dekanları ve akademisyenlerle buluştu.

 

Toplantıya Tarım ve Orman Bakanı Yardımcısı ile ilgili Genel Müdürleri, YÖK Üyeleri ve ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün'ün yanı sıra üniversitelerimizin ziraat, tarım, orman, veterinerlik, su ürünleri fakültelerinin dekanları ile ilgili bölüm başkanları, enstitü/meslek yüksekokulu/araştırma ve uygulama merkezi müdürleri katıldı.

 

Tarım, orman ve hayvancılık odaklı strateji ve politikalar ele alındığı toplantıda geleceğe yönelik akademik süreç anlamında neler yapılabileceği etraflıca istişare edildi.

 

Ayrıca ülkemizdeki veteriner, ziraat, orman ve su ürünleri eğitiminin niteliği, mezunların mesleki yeterliliği ve istihdam durumlarının da ele alındığı toplantıda YÖK Başkanı Prof. Dr. M. A. Yekta Saraç ve Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli birer konuşma gerçekleştirdi.

 

YÖK başkanı Saraç konuşmasına, Yükseköğretim Kurulu olarak, geride bıraktıkları son dört yılda 4.0 endüstri devrimi, yükseköğretimde uluslararasılaşma, sürdürülebilir kalkınma, dijital dönüşüm, bölgesel kalkınma, misyon farklılaşması, ve ihtisaslaşma, akıllı uzmanlaşma, üniversite sıralama sistemleri gibi yükseköğretim ülkemizin önceliklerini ve dünyadaki eğilimleri dikkate alan birçok projeyi hayata geçirdiklerini belirterek başladı.

 

Bunların bir kısmının, Yeni YÖK'ün girişimiyle yasal dayanaklara kavuşturulduğunu, bir kısmının ise iç düzenlemeler ve mevzuatların hayata geçirilmesiyle yapıldığını dile getiren Başkan Saraç, bütün bu çalışmalarla, yükseköğretim kurumlarında "yönetişim" anlayışına bağlı olarak hacmi yüksek ve hızlı bir değişim programı uygulandığını sözlerine ekledi.

 

"Kalite Kurulu"nun kurulması, "misyon farklılaşması ve ihtisaslaşma" ve "hedef odaklı uluslararasılaşma" gibi projelere değinen Başkan Saraç, özellikle 100/2000 YÖK Doktora Bursu Projesi ile "100 Öncelikli Alanda 2000 Öğrenciye Doktora Burs Programı"nı başlattıklarının altını çizdi.

 

Ülkemizde ilk defa uygulamaya konulan ulusal ölçekteki bu burs programında eğitim alan bugün itibariyle 3.220 doktora öğrencisinin bulunduğu bilgisini paylaşan YÖK Başkanı, "Bu öncelikli alanların içinde ‘Gıda Güvenliği ve Gıda Güvencesi, Gıda Üretimi, İşleme ve Teknolojisi, Su Ürünleri ve Balıkçılık Teknolojisi, Sürdürülebilir Ormancılık ve Tarım, Robotik, Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi, Veri Bilimi (Büyük Veri, Veri Depolama ve Veri Analitiği, Örüntü Tanıma' gibi ‘Hassas Tarım' çalışmalarını yakından ilgilendiren alanlar da bulunuyor. Yüksek teknolojinin sunduğu bütün bu araçlarla tarımda büyük gelişmeler kaydediliyor. Yükseköğretim Kurulu olarak Tarım-Sanayi-ARGE entegrasyonunu sağlamak ve geliştirmek amacıyla bu yeni doktora alanlarını uygulamaya açtık. Bu alanlar, yeni teknolojik uygulamalara ve sektörel büyümeye önemli teşvik olacaktır." diye konuştu.

 

Yükseköğretim Kurulu olarak Türkiye'de tarım politikalarına yapılan desteklere bir ilave olarak bu alanın beşeri sermayesi olan ve bu okulları ilk 3'te kazanan öğrencilerimize başarı destekleme bursu verilmekte olduğunu hatırlatan YÖK Başkanı Saraç, konuşmasını şu şekilde ssürdürdü:

 

"Ülke olarak geleneksel beslenme biçimini kaybetmek istemiyoruz. Bu bağlamdan olmak üzere Türkiye olarak, tohum politikalarına da bütün dünya gibi ciddi önem veriyoruz. Türkiye, ABD ve Çin'den sonra dünyanın en büyük 3. tohum bankasına sahip devleti olarak ön plana çıkmaktadır. Bu noktada, akademisyenlerimizden tohum bankalarında özellikle ithalat bağımlılığını azaltacak çalışmalar yapmalarını ve tarımsal ürünlerin ıslah çalışmalarının Ar-Ge yatırımlarıyla desteklenmesini bekliyoruz.

 

Bugün dünyada önemli sorunlardan biri olarak gözüken, tarihin en büyük tohum kıtlığı yaşanıyor. Bir ulusal güvenlik meselesi olarak da tohum bankaları Türkiye açısından stratejik öneme sahiptir. Bir diğer önemli konu, buzul çağından beri en etkin iklim değişikliğiyle karşı karşıya oluşumuzdur. Bütün bunlarla mücadele edecek bilimsel bilgi birikimini ve deneyimini ortaya çıkararak, bu mücadelede etkin bir rol oynamak durumundayız. Bölgesel kalkınmada, tarım alanında misyon verdiğimiz üniversitelerin bu alanlarda da öne çıkmasını bekliyoruz. Kırsal ekonomik yapının ve istihdamın ayrılmaz bir parçası olan hayvancılık sektörü veteriner fakültelerinin yapılanmasında ders programlarında önemli bir yer bulmaktadır ve bu önem dolayısıyla sektörel ekonomi ve hayvansal üretime ilişkin bilimsel çalışmaları son derece önemsemekteyiz. Lisansta olduğu kadar lisansüstü çalışmalarda da yer bulmasına gayret etmekteyiz."

 

Yükseköğretimde dijital dönüşüm ve bununla bağlantılı olarak bilgiye ulaşımda dünya üniversitelerinin de özenle üzerinde durduğu "açık bilim" ve "açık erişim" politikaları olarak iki konuyu projelendirdiklerini ifade eden YÖK Başkanı, özellikle seçilen 8 pilot üniversitede öğretim üyeleri ve öğrenciler için doğrudan kamu desteği ile programların başlatılmış olduğu büyük bir proje ile üniversitelerimizde dijital dönüşüm çalışmaları başlatııklarını vurguladı.

 

YÖK Başkanı Saraç, ülkemizde işleyen bir açık bilim eko sisteminin sağlıklı bir biçimde ortaya konabilmesi için bu önemli çalışmaları başlattıklarının altını çizerek konuşmasını tamamladı.

 

YÖK Başkanı Prof. Dr. M. A. Yekta Saraç'ın toplantıda yaptığı konuşmanın metni için tıklayınız.

 

YÖK Başkanı Saraç'ın konuşmasının ardından Tarım ve Orman Bakanı Sayın Dr. Bekir Pakdemirli konuşmasına tarımın geleceğimiz açısından ülkemizin en önemli savunma sistemi olduğunu belirterek başladı.

 

Haziran ayı itibariyle değişen sistem sonucu bakanlık sayısının azalmasının ve tarım ve ormanın tek çatı altında birleşmesinin çok önemli bir artı olduğunun altını çizdi.

 

Su ve toprağın ayrı kollarda yönetilmesinin dezavantaj olduğuna dikkat çeken Bakan Pakdemirli, "Bakanlığımız bünyesinde görev yapan birçok çalışanımız ve çok miktarda nitelikli araştırmacımız bulunmakta. Türkiye'nin 4 bir yanında enstitülerimiz, araştırma yetkisi yapan kurumlarımız, büyük bir AR-GE altyapımız, tarım arazilerimiz var. Bu altyapımız YÖK ve üniversitelerimiz için büyük bir laboratuvar olabilir. Bu konuda üniversitelerimiz ile birlikte doğru netice verecek çalışmalar yapmamız gerekiyor." diye konuştu.

 

Tarımın ve insanlığın geleceğinin bizim genetik kaynağımızın korunmasından geçtiğine vurgu yapan Pakdemirli, koruma ve tescil çalışmalarına kendisiyle birlikte çalışanları olarak çok önem verdiklerini ifade etti.

 

Gelecek nesillere dair iyi işler yapmanın çalışan ile öğrenci kalitesini artırmaktan geçtiğinin altını çizen Bakan Pakdemirli, teori ile pratiğin bir arada yapıldığı bilime önem verilerek çocuklarımızı ilk 15 yılında toprakla haşır-neşir hale getirmeleri gerektiğini sözlerine ekledi.

 

Bunu başarmanın yolunun tarım, orman, su ürünleri ve veterinerlik fakültelerini daha değerli hale getirmelerinden geçtiğini söyleyen Pakdemirli, tarım ve hayvancılığın korunması için YÖK ve üniversitelerle protokol yapabileceklerini belirtti.

 

2050'li yıllarda artan nüfus ile birlikte bugünden daha fazla bir talebe karşılık verilmesi gerekeceğini hatırlatan Bakan Pakdemirli artacak bu talebi karşılamamız için ihtiyaca dayalı bir planlama yapılmasının elzem olduğunu ifade ederek konuşmasını tamamladı.

 

Konuşmaların ardından YÖK Başkanı Saraç, Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli'ye; kendisinin yayına hazırlamış olduğu Osmanlı döneminde yaşamış ve dini ilimler, edebiyat, tarih, tıp, matematik, geometri, mimarlık, musiki ve hatta tarım ile hayvancılık gibi alanlarda eserler vermiş bilim insanlarını tanıtan Mehmet Tahir'in "Osmanlı Müellifleri" adlı üç ciltlik eseri hediye etti.

 

Hediye takdimi sonrası Tarım ve Orman Bakanı Sayın Dr. Bekir Pakdemirli ve YÖK Başkanı Prof. Dr. M. A. Yekta Saraç ile katılımcılar arasında gerçekleşen soru-cevap bölümüne geçildi.

 

Bakan Pakdemirli ve Başkan Saraç, ziraat, orman, su ürünleri ve veterinerlik fakültelerinin yöneticileri ile akademisyenlerden gelen soruları yanıtladı.

 

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli soru-cevap kısmında ayrıca, ülkemizin ziraat, orman, su ürünleri ve veterinerlik odaklı strateji ve politikalarını ilgili akademik birim yöneticileri ile paylaşırken, bu konuda üniversitelerimizin yöneticilerinin görüşlerini alarak, geleceğe yönelik akademik anlamda neler yapılabileceği konusunda etraflıca istişarelerde bulundu.